8 Haziran 2010 Salı

Fatboy Slim - Right Here Right Now

Sabah Mecidiyeköy üzerinden metro ile gittim okula.. Aynı anda Fatboy Slim'den rasgele şarkılar dinliyordum. Havanın içimde yarattığı bezginliği almanın iyi bir yoluydu bu tarz müzik dinlemek. Metro'ya inerken bilinçli olarak Praise You şarkısını açtım. Klavyeyle başlayan ve dinlendirici vokalle metro karmaşasından biraz olsun sükunete yakınlaştım. Taksim durağında metrodan inerken, Right Here,Right Now adlı parça girişini yaptı ve o an yüzümde aptal bir gülümseme belirdi. Bu şarkının klibini hatırlarsanız, klipte ayrıntısız ama çok öz bir şekilde evrim anlatılıyordu. Ve hep bir hareket halinde olan bir canlı vardı. Durmadan yürüyordu, evrilene dek kadar.. Yüzümde oluşan gülümsemenin sebebi ise kliple içinde bulunduğum durumunun benzerliği idi... Gün yeni başlıyor ve bir sürü insan aynı yöne -evrilmeye- ilerliyordu. Tek benzerlik buydu belki ama klipte atılan her bir adım, her bir evrilmenin adımını temsil ediyor.. Metrodan çıkışa kadar giden o yolda bir sürü insan, atılan bir sürü adım sanki insanoğlunun yavaş süreçteki evrilmeye atılan adımları gibiydi.. ve sonunda pufta oturmuş göbeği çıkmış bir şekilde yazıyorum... ve yarın ... ve ertesi gün ...


more about "Fatboy Slim - Right Here Right Now", posted with vodpod

Fatboy Slim - Right Here, Right Now

Sabah Mecidiyeköy üzerinden metro ile gittim okula.. Aynı anda Fatboy Slim'den rasgele şarkılar dinliyordum. Havanın içimde yarattığı bezginliği almanın iyi bir yoluydu bu tarz müzik dinlemek. Metro'ya inerken bilinçli olarak Praise You şarkısını açtım. Klavyeyle başlayan ve dinlendirici vokalle metro karmaşasından biraz olsun sükunete yakınlaştım. Taksim durağında metrodan inerken, Right Here,Right Now adlı parça girişini yaptı ve o an yüzümde aptal bir gülümseme belirdi. Bu şarkının klibini hatırlarsanız, klipte ayrıntısız ama çok öz bir şekilde evrim anlatılıyordu. Ve hep bir hareket halinde olan bir canlı vardı. Durmadan yürüyordu, evrilene dek kadar.. Yüzümde oluşan gülümsemenin sebebi ise kliple içinde bulunduğum durumunun benzerliği idi... Gün yeni başlıyor ve bir sürü insan aynı yöne -evrilmeye- ilerliyordu. Tek benzerlik buydu belki ama klipte atılan her bir adım, her bir evrilmenin adımını temsil ediyor.. Metrodan çıkışa kadar giden o yolda bir sürü insan, atılan bir sürü adım sanki insanoğlunun yavaş süreçteki evrilmeye atılan adımları gibiydi.. ve sonunda pufta oturmuş göbeği çıkmış bir şekilde yazıyorum... ve yarın ... ve ertesi gün ...

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Tuncay'ı bir rahat bırakın

Ne zaman bir futbolcumuzu avrupada bir lige göndersek aradan bir yıl geçmeden geri transfer etmek için çabalara giriyoruz. Elbette gittiği ilk sene yeterince forma bulamaması da bunda etken oluyor. Sanki bütün yeni transferler bir an evvel ilk 11'e girip takımının yıldızı oluveriyor?! tuncay-sanli Tuncay da ilk senesinde takımının parlamaya aday oyuncularındandı.

3 Temmuz 2009 Cuma

büyüdüğüm iddia edildi dün

"büyüdüğüm iddia edildi dün." diye bişi yazmış dün mezun olan arkadaşım. İçim parçalandı gerçekten. Çünkü çok safça-temiz bir laf. Sanki biz kendimizi yaptığımız her şey, edindiğimiz her tecrübeden sonra hiç büyüyemişiz, gelişmemişiz, olgunlaşmamışız... Sadece büyüdüğümüzü sanmışız gibi bir alt metin var orada... ona taktım kafayı duygu yoğunluğu yaşadım ve içimden ağladım nefret ettim o diplomadan hiç almak istemiyorum şimdi!!! moral bozucu bir durum di mi? büyüdüğünü iddia ettiler artık diploman var topluklu ayakkabı giyip kep takıp diploma aldın sen kocaman bir kızsın dedim başka bir arkadaşıma. bunlar yoksa sen hiçsin! Kim demiş arkadaşıma bu lafı bilmiyorum sormadım. Ama ona bir "büyüğü" demişse bu lafı püh ona! Eğer bir öğretmen büyüğümüz söylemişse iki kere püh yazıklar olsun ona... Ama o öğretmene de bu lafı söyleten bir sistem varsa ne kadar püh desem az! Büyümek onlara göre bir kağıt parçası almaktan ibaretse, program dahilinde 40 tane dersi 2 ortalamanın üstünde bitirip o kağıt parçasına sahip olmaksa ben onu suçlayamam. Ona bu lafı söyletenlerde asıl kabahat. Belki de bizde. Biz hiç sorguladık mı büyümek nasıl bişi diye? Büyümek diploma almaktır dediler bize ve biz kabul ettik koşulsuzca. Neden? "büyüklerimiz öyle demişlerdi" de ondan. "Büyüktür vardır bir bildiği" dedik. Ne yazık ki o "büyüklerin" bir boktan haberi yok. Büyümek diploma almaktan ibaret bir şey değildir. İnsan isterse 40'ında büyür, belki de 15'in de büyür. Diploma dediğin şeyin büyüteceği tek şey cüzdanının kalınlığıdır. Ondan başka bir halta yaramaz. Ben diploma alamadım diye küçük mü oldum şimdi? Hala büyümek için 2 senem mi var? Bu iki sene boyunca küçük statümü koruyarak yaptıklarımdan "küçük o abisi ile" yırtabilecek miyim sanki? Öyleyse ne ala! Bekle beni hatalar zinciri! Sana bir halka daha ekleyeceğim. Nasılsa küçüğüm ben daha, diploma alamadım "büyüyemedim". Dört yıldır okuyorum üniversitede. 2 yıl daha kalmaya devam edeceğim 'prerequisite' -koşullu ders- olarak. Toplamda 6 yıl edecek. Büyümek için 2 yılım daha mı var yani? Daha ne kadar bekleyeceğiz büyümek için? Büyümek onlara göre bir kağıt parçası almaktan ibaretse, program dahilinde 40 tane dersi 2 ortalamanın üstünde bitirip o kağıt parçasına sahip olmaksa ben inadına küçük kalmaya devam edeceğim!!! En azından onlara göre 2 yıl daha!!!

18 Mart 2009 Çarşamba